hey hey,
devin ile günlerimiz aşırı derecede hareketli geçiyor. çok büyük ihtimalle 06.00 gibi uyanıyor ve gün başlıyor. güne gülerek başlıyorsa bizim de günümüz gülerek geçiyor, ardından onunla vakit geçiriyorum gülüyoruz, eğleniyoruz, öpüyoruz. sonra sıkılıyor mız mız mız mız başlıyor ve oyuncaklarını önüne koyuyoruz, oynamaya başlıyor derken 08.00 gibi yatmaya gidiyor.
şanslıysak hemen uyuyor ve ben de arkaplanda kahvaltı hazırlıyorum, hızlıca kahvaltı ve şanslıysak kahve.. derken uyanıyor ve ben işe geçiyorum fakat aklım hep devinde oluyor, ağlayınca çalışamıyorum, gülünce mutlu oluyorum..
neyse işte gülünce dünyalar benim oluyor, kokusu hele.. of of of of. bütün bir ömrüm boyunca o kokuyu parfüm niyetine kullanabilirim.
bu aralar çok farklı şeylerle uğraşıyorum, birincisi kendi bebek tekstili markamı yaratıyorum, yavaş gidiyor ama adım adım gidiyor.. ikincisi de çok garip gelecek ama fırın açmak istiyorum. fırın için şimdilik fırsat kolluyorum ama kendi markam için çalışıyorum arkaplanda.
bir yandan da iş, işte ise bir sürü değişkenlikler, stresler vs vs tipik iş işte. bu hafta ofise dönüyoruz uzuuuuun bir remote çalışmadan sonra fakat allahtan yine haftada 3 gün (salı, çarşamba, perşembe) bana güzel gelecek biraz insanlarla interaksiyon.
çok karışık yazdım ama benim aklım da çok karışık.
Bir yanıt yazın