weekly pt. 8

Aşağı kaydır

Bir şeyler çok ters, çok yanlış.
Yanlış veya ters olanın bilinememesi de çok kötü.
Diagnostic olsa diyeceksin ki haaaa bu yanlış fakat o da yok. Beynin sürekli ne yanlış diye düşünüyor, alternatif diagramlar, karar ağaçları falan sarmala dönüyor. ikea gibi.. nasıl ikeada ilerliyorsunuz fakat belirli yerlerde shortcutlar var, sizi başa alıyor veya ne bileyim 3-5 chapter öncesine alıyor, öyle bir şey, endless loop.

Rahatlamam gerek yani böyle nasıl olacak bilmiyorum ama şöyle sakin günler, stressiz, sadece kendimi ve kendi işlerimi düşündüğüm günlerin gelmesini çok istiyorum. Muntazaman insan kendisiyle yalnız kalması gerek ama ben ne yapacağımı biliyorum, çok güzel bir karafım ve çok güzel bir şarabım var. Muhtemelen bu cuma günü hepsini içeceğim ama keyifle, peynir tabağı hazırlayıp öyle içeceğim. Arkaya da müzik açarım, hafiften.. artık apartman <so tell the girls who is back in town> olayıyla tanışmalı. Düşük profil çiziyorum annem var diye ama böyle gitmez ey komşular.

Hayat gerçekten hep bir uğraş ya ve bütün bunların beyinde durması çok zararlı, ben kendime de yapıyorum tabi ki, mesela robot süpürgeyi daha bugün haritalayabildim ev için.. beynimde inanılmaz yük oluyordu, karşımda bir robot süpürge var ve kullanamıyorum. Aslında kendi salaklığım çünkü bunların bana yük olmasına izin veriyorum, siktir et abi, dünya yansın sen sigara yak.

Eskiden de böyleydim ama bir türlü bunu bırakamadım, eski postlarda da yazıyordu sanırım, kaç yıl geriye gitmek bilmiyorum.

Bu arada baya film izledim geceleri, ridley scott’ın son filmi de bok gibi yani ne bileyim bana hitap etmedi en azından, bir kaç perspektiften bakılmasını sağlamış ama perspektif denilince father tek geçiyorum tabi ki. Burada o filmi izlemeyen varsa çok şey kaçırır! (bkz: anthony hopkins)

Çok yazasım var ama bir o kadar da yazasım yok. Biraz rahatlayayım uzunca yazı yazacağım, bir şeyleri analiz edeceğim, belki benim beynim de rahatlar.

Tags: / Category: Genel

Submit a comment