weekly pt. 4

Aşağı kaydır

Merhabalar,

Biraz burayı boşlamış gibi oldum ama serilere devam ediyorum merak etmeyin. Girer girmez şöyle bir kontrol ettim de arkadaşlar 400 tekil kullanıcı kimdir? allah aşkına?! yani burada coin tavsiye etmiyorum, ne bileyim maç sonuçları falan da paylaşmıyorum 🙂 neyse aşırı ilginç geldi yine de okumak istiyorsanız tabi buyrun.

Acaba başka bir yerde link var mı diye şüpheye düştüm bak şimdi neyse bi ara bakarız, acelesi yok.

İş biraz yoğundu, benim performansımı belirleyecek olan bir analiz vardı ve ay sonuna kadardı, onu yetiştirdim ama yöneticime gösterdiğimde (ama dediğime bakmayın) aşırı heyecanlandı, panikledi, işte bu! falan demeye başladı. Aşırı beğendi yani yarın sanırım paylaşacağım ama yöneticime ulaşmak da bir iş.

Şöyle güzel bir gelişme oldu, ben de aşırı heyecanlandım, blockchain teknolojisini nasıl ilaç sektörüne uygularız gibilerinden bir proje var ve çok heyecanlandım, direk olarak kendine yatırım ve beni aşırı ileri götürecek bir proje. Sanırım Rusya ve İngiltere bu konuda ilerlemiş, Türkiye’deki regülasyonları araştırıyor bir grup işte ardından da proje kick off olacak (nasıl ama? tam bir plaza kaşarı olmuşum değil mi?)

Bir de datapod kick off var üstümde (öfffff aşırı beğeniyorum kick off demesini veya söylemesini) bu da sanırım warehouse tarzında bir proje, ben de bilmiyorum. Yarın netleşecek Cengiz’in kafasındaki proje, ona göre de ilerleyeceğiz.

Geçen hafta Lübnan’ı bana bağladılar, sormadılar bile.. oradakilerin yardıma ihtiyacı varmış, sen toparlarsın dediler, çok ilginç. Orada da münir (mounir diye yazılıyor sanırım) diye bir eleman var onunla irtibata geçeceğim işte, nedir ne değildir diye, gelişmeler ne olacak merak ediyorum.

Sanırım yurtdışı kapıları yavaş yavaş açılıyor, öyle bir hissiyata kapıldım.

Linkedin profilim de aşırı tıklanmaya başladı ve bunun sonuçları da oluyor, geçenlerde bir ilaç şirketi aradı (Türk) ve müdürlük düşünür müsünüz? gibilerinden bir soru sordu ama düşünmediğimi, şu anda mutlu olduğumu söyledim.

Ardından da bir danışmanlık firması (ben bunlara headhunter diyorum) aradı, istemediğimi söyledim ama yine de tanışmak istediğini söyledi, ben de <bu işler network olm> diye tamam tanışalım dedim, orası da global bir firma için müdürlük teklif edebilir çünkü 2 hafta sonra rol tam belli olsun, sizin isteklerinizi (ütopik şeyler istedim) karşılayabileceklerini düşünüyorum dediler.

İnsan, her yerde insan hocam, bunun türk, yunan, ingiliz, hintlisi yok. Ben zannediyordum ki Roche’da herkes sorumluluk sahibidir, bilinç sahibidir, bir şey dersin en kısa zamanda gönderir… yok, kesinlikle yok. Ben anlamadım zaten herkesi dürtmek lazım türk şirketlerinde olduğu gibi.. hadi hadi hadi hadi hadi hadi. Ben böyle işe gelemem, mail attığım zaman bana gün içinde olumlu veya olumsuz cevap dönülmesi gerek, uzay boşluğuna mı mail atıyoruz?! Sinirleniyorum ama herkesi yola getireceğim. Benim ters yönümü görmediler eheh.

Bu aralar moralim bozuldukça bir tane video izliyorum ve aşırı keyif alıyorum, böyle eşşek bir çocuğum olsun istiyorum ahahaha

Aşırı güzel değil mi ya, legomu bozarsa ne yaparım bilmiyorum herhalde, kitapçığı verir, kendisine yaptırırım muhtemelen.

Bu arada burada çalan şarkı da Stevie Nicks – Edge of Seventeen (rocky gibi başlıyor biliyorum)

Gerçekten bu da çok güzel şarkıymış tam benim sevdiğim tarz zaten Fleetwood Mac’den de anlaşılıyordur sanırım. Şimdi arkaplanda ise Dream Theater – Hollow years dinliyorum ama en sevdiğim kaydı olan live in budokan.

Şu sıralar bütün hayatımı etkileyecek bir karar vermek üzereyim fakat hesaplamalar yapıyorum sürekli, hangisi daha zorlamaz beni gibilerinden.. işin içinden çıkamadım doğal olarak şu ana kadar 7 tane farklı simülasyon yaptım, decision tree çok zorluyor beni, weka da kurulamıyor bu bilgisayara, kafamda bütün diagramlar, neyse bakacağız.

Annem bende ve kardeşim de gelecek yurtdışından, family reunion olacak, bi ara ingiltere’den arkadaşım gelecek bende kalacak sanırım, nasıl olacak, ne olacak hiç bilmiyorum.

Sanırım koy götüne rahvan gitsin diyorum. (ekşideki açıklama da çok kurumsal + komik, “sonucunu değiştiremeyeceğini olaylarda, süreci daha rahat yaşamak” anlamında kullanılagelen deyim olmuş.

Süreci daha rahat yaşamak nedir hocam? zevk almaya bak?

Bir de 2 aydır çalışıyorum ama sanırım bugün mesainin 07.30 da başladığını öğrendim (genelde 8.30 gibi oturuyorum pc başına) ama bu normal çalışma düzeninde olabilir çünkü bizim deliler 7’de başlayıp 3-4 gibi çıkıyorlarmış (aslında mantıklı hem trafik yok hem de akşam sana kalabiliyor)

Neyse baya yazdım sanırım, umarım pt 5’e çok daha güzel gelişmelerden bahsedebilirim.

LLAP.

Not: Bu arada iletişim sayfasına baya girilmiş ama ben salak kafam contact form’u silmişim 🙂
Şimdi tekrar kurdum, çalışıyor sanırım denemedim.

Tags: / Category: Genel

Submit a comment