some relaxing news

Aşağı kaydır

Merhabalar efendim,

Son zamanlarda çok içime kapandım. Aslında çok yazıyorum ama ertesi gün kalktığımda saçma geliyor veya utanacağım şeyler oluyor o yüzden siliyorum. O yüzden garip şekilde aslında progressive şekilde ilerliyor diyebiliriz.

Hayat da progressive şekilde ilerlemiyor mu zaten? aksak ritim. Bir öyle bir böyle.. Şimdi yazacaklarımı ise kendimce kategorilere ayırdım, ona göre ilerlemek istiyorum.

Sağlık.

Sağlık kısmında değişen bir şey yok, tam anlamıyla alt-üst şekilde gidiyor, bir gün iyiyiz, bir gün kötüyüz. Bunun bana etkileri ağır oluyor sanırım yani gülüyorum falan bazen ama bilinçaltına işleniyor hepsi tek tek. Bilinçaltı da zaten insanın en tehlikeli yapısı, inanılmaz.

Ders.

Geçenlerde ikea’dan hemnes diye bir kanepe-divan karışımı bir şey aldım. Bu süreçte de çok hata yaptım. Önce polo model bir araçla gittim almaya fakat büyüklüğünü görünce “yok bu sığmaz” dedim ve arkadaşımdan suv model bir araç ile gittim, bu sefer de sığacağını düşünüp sığdıramadım fakat sonra düşündüm ki ön koltuğu indirirsem sığarmış. Ardından ise tabi ki nakliye hizmetini aldım fakat oradaki eleman bana dedi ki “bunun kurulumu zor, lütfen kitapçığa bağlı kalınız.” ve ben tabi ki müthiş özgüven ile “ne var yahu, uzaya roket atmayacağız.. kurarız” tarzında bir şey dedim. Ikea’da şöyle hizmet veriyor, nakliye %5, kurulum %10. Aldığınız ürünün maliyetine göre değişiyor, 180 tl civarı nakliyeye verdim ama 360 tl kuruluma vermedim.

Kurulum günü geldi çattı ve bir heves (legolardan alışığım) işe başladık, önce şarjlı matkap sorunu başladı, onu çözdüm.. sonra bir parça üretim hatalıydı muhtemelen giren multifix (sanırım adı bu) çıkmıyordu ve sanırım 1-2 saat onu çıkartmak ile uğraştım ve tabi olmadı. Bir sinir Ikea’ya gittim ve bulduğum ilk adama yapıştım. Adam da sanırım gözümdeki ateşi gördü ve “tabi, bakalım, çıkaralım” dedi ve tabi ki çıkaramadı 🙂

Ardından ise o parçanın yenisini verdiler ve mutluluk ile eve döndüm. Kuruluma devam ederken arkadaşım ve ailesi geldi. Cüneyt de garibim benimle birlikte gece 22’lere kadar kurulum yaptı 🙂 neyse sonuç olarak ben ki millete derim “hayattaki en önemli birim, zamandır.” fakat kendim yapmadım, uygulamadım ve kocaman bir Cumartesi + bel ağrısı + kas ağrısına mal oldu bana fakat aşırı büyük bir ders oldu. Bir daha siksen kendim kurmam.

İş.

İş nasıl oluyorsa inanılmaz iyi gidiyor, herkes beni aşırı şekilde kabullenmiş, sevmiş durumda sanırım. Geçen hatta yöneticim (inanılmaz bir kadın.. ben böyle bir kadın ile tanışmadım hayatımda.. kafasının içinde sürekli proje, sürekli çalışıyor beyin bence, inanılmaz vizyoner, mükemmel bir kadın – gizem özbayraç) 1:1 attı ve ben de şahsen biraz korktum çünkü ailevi işler ile uğraşıyorum, kafalar karışık, bir yerde hata mı yaptım vs diye korktum, 2 gün önceden uyuyamamaya başladım hatta. Gün geldi çattı önce planlardan, programlardan başladık.. ben bilgi verdim, o verdi ve ardından bana “gönüllü” olarak pozisyon teklif etti.

Şöyle ki Business & Agility’de ben şirketin genel analizlerine bakıyorum ve sahanın analizlerine.. işte neyse bütün analizler benden sorumlu fakat 3 kişilik bir departmanda da 2 kişi çalışıyor. Onlar da takımlara bağlı ve strategic insights & planning ekibi. Hatta 3. kişi bakıyorlardı arkadaşımı önerdim fakat beğenmediler. Neyse işte Gizem bana bu pozisyonu teklif etti ama çok tatlı şekilde etti bence. “Tamamen gönüllü..” “Overload olduğunda lütfen söyle”, “Ağır gelirse lütfen söyle”.

Kısacası %200 performans ile çalışıyorum şu sıra, %100 analizlere – %100 ise takımların insightlarına gidiyor. Bunun iyi bir şey mi, kötü bir şey mi olduğunu ilk başta anlamadım çünkü benim kafa öyle çalışmıyor, diyorum ki ikinci gökhan’a “adam bulamadılar, para vermek istemediler, beni sömürüyorlar.” ardından ise diyorum ki “olm saçmalama Roche’un parası mı yok, vermek mi istemedi.” neyse ki ikinci seçenek ağır bastı ve Gizem’in ve diğer yöneticilerin bana aşırı güvendiğini, sevdiğini hissettim. Yakın arkadaşlarıma bu durumu anlattığım da (kendileri biraz odun gibi düşünüyor) “olm neden parayı konuşmadın?”, “zam falan yok mu?” “salak mısın?” tarzında şeyler söylediler ama benim gibi stratejik düşünmüyorlar tabi ki 🙂 hem de ayıp ya, kocaman bir şirkettesin, millet sana aşırı değer, sevgi veriyor ve belli ki senin için planları var.. sen onlara gidip de “eee paradan haber verin eheh” tarzında bir şey dememen gerekiyor, hem ayıp, hem de çirkin bir şey ya, düşünürlerse düşünürler, düşünmezlerse de yapacak bir şey yok, daha iyi bir imkan olursa o zaman bakarız (gerçi zannetmiyorum)

Bir pozisyon açıldı hatta oraya birilerini bakıyorlar ama içimden bir ses bana teklif edecekler gibime geliyor ve lead olacağım sanki. (lütfen olsun.)

Gerçekten parasında, aracında veya başka şeyinde değilim, şirketimi aşırı seviyorum ve aşırı bağlıyım.. buraya ne verebilirim başka gibi bakıyorum.

Müzik.

Terfim sırasında (ek sorumluluk diyelim biz) bir text var ve insanları daha yakından tanımanı sağlayacak sorular soruyorlar işte, bende de müzik ile ilgileniyorum arada bir saksafon çalıyorum demiştim. Bunu kenara koyalım, şirkette ise her çeyreklik dönemin sonunda bir nevi parti & late night show tadında bir şeyler oluyor, onu sunan arkadaş da gelip resmen yalvardı.. abi lütfen saksafon çal, lütfen lütfen tarzında ve kabul ettim fakat sorun şu ki pandemiden önce çalıyordum ve sanırım 4 yıl falan elimi sürmedim 🙁 neyse artık bir şekilde çalışacağız başka çare yok.

Geçenlerde de dac & kulaklık kullanmadığımı farkettim ve apple music üyeliğimi tekrar aktifleştirdim (çünkü kayıpsız müzik veren apple music kaldı ve tidal kalktı maalesef) + (kayıpsız müziği de ancak ve ancak kablolu bir kulaklık ile alabiliyorsun)

Aman allahım.. ben müzik falan dinlememişim uzun süredir. O kadar özlemişim ki yüksek ve kaliteli sesi.. youtube music’den de bir kaç canlı performans dinliyorum ama apple music ile devam ediyorum şimdilik. Gerçi spotify hesabım family mi yoksa personal mı bilmiyorum, onu da bakmam gerek. Bütün subscriptionlarımı gözden geçirmem gerek ya, netflix 77 tl falan oldu, disney+ geliyor..

Dünya artık bu modele geçiyor gerçi o yüzden muhtemelen önümüzdeki yıllarda her tarafımızdan subs akacak.

Başka bir madde yok sanırım aklıma gelen, düşünelim biraz.. hmm.. evet sanırım yok, sizi bir müzikle uğurlayayım.

Tags: / Category: Genel

Submit a comment