Nighthawks

Aşağı kaydır

Son zamanlarda kendimi Edward Hopper’ın Nighthawks tablosuna uzun uzun bakarken yakalıyorum. (kendimi yakalamak?) fakat çok değişik geliyor bana bu tablo yani uzun uzun analizini belki sanatla çok uğraşanlar yapmıştır ama bana garip bir huzur veriyor. Sanırım bir kaç filmde de benzer bir çekimler olmuştu.

Evet olmuş, The Batman izlerken de farketmiştim, orada da varmış. Ne kadar benziyor demiştim ama bende daha çok Equalizer sanırım (Denzel abi teh best.) orada da böyle nighthawks havası vardı. Neyse çok hoşuma gidiyor tablo, sanırım yakın zamanda kaliteli bir baskısını alacağım.

Aslında tablolar çok hoşuma gidiyor ama çok bilgim yok belki de resim + sinema birleşince de seviyorumdur. Mesela Midnight in Paris filmi de bana göre çok güzeldi hatta aşırı güzeldi. İnsan bir an kendini orada hissediyor, sanırım bu da filmin başarılı olduğunu gösteriyor.

Aslında fotoğraf ile bir zamanlar hardcore uğraştığım için de daha farklı görüyor olabilirim. Wes Anderson filmleri mesela.. bayılıyorum çünkü renk kullanımı, simetri, oranlar falan resmen kendimden geçiyorum.

Neyse nighthawks’dan nerelere geldik. O yüzden bu postun da görseli bu olsun.

Bayramdan önceki Cuma günü öğlen (biz öğlene kadar çalışıyoruz) bizim ekip ve gizem the great ile caddede buluştuk, hava da çok güzeldi.. neyse gizem sürpriz yaptı ve yeni evlenen Billur’a altın maltın (sanırım pahalı bir şeyler) almış, hediye etti. Ben de gittim sokak çiçekçisinden bütün kadınlara (4 kadın + ben) çiçek aldım. Benim için sanırım çok stratejik bir hamleydi, yani ben en azından öyle görüyorum. Ne kadar anlattığım bir kaç kişi <ne yalakasın be oğlum> dese de, onlar bu havayı tatmadığı için önemli gelmiyor yorumları.

Eski şirketlerimde düşünüyorum mesela böyle bir buluşma olsa kesinlikle 1 tl bile harcamam fakat buradaki insanlar gerçekten jestleri vs hakediyorlar. Neden böyle diyorum? Geçenlerde Handan ile öğle yemeği yedik (solunum + romatoloji türkiye müdürü) çok nazik bir kadın.. ben uzaktan gördüğümde aşırı soğuk gelmişti, bir kere de aramıştım ve geri dönmemişti (sinirden kudurmuştum) neyse işte çok güzel bir öğlen yemeği yerken elimdeki sedefleri gördü ve çok narin bir şekilde <bu konuda şöyle proflar var, istersen bir görüş, bizim için sadece kozmetik bir şey ama belki sen bunu düşünüyorsundur ve şu hocayı dene istersen, türkiye’de bir numara, randevuyu bizim saha ekibi alır> dedi ve kalbimi kazandı hatta kazanmakla kalmayıp konuşma zorluğum ile de 1-2 yorumu oldu, direk kedi oldum karşısında. Handancıyız artık, yapacak bir şey yok. Sonuç olarak demek istediğim şey herkes ortalama nezaketin çok üstünde seyrediyor, ben de elimden geldiğince insanlara jest falan yapıyorum. Hakettiklerini düşünüyorum.

Legoyu bitirdim bu arada hesaplamalarıma göre 2800 kare fotoğraf çektim yaparken, her bir frame 30 sn de bir çekildi yaklaşık 1400 dk sürdü yapmam, bu da 23 saat gibi bir şeye denk geliyor fakat 3 gün gibi bir zamanda bitirdim (bayramda anneme maruz kalmamak için yaptım) aşırı güzel oldu ve aşırı büyük. Sonra da düşündüm acaba bir kedim ve köpeğim olsaydı.. devirse.. nasıl olur…. çok karışık duygularda olurdum herhalde bütün lego hayatım biterdi 😀

Sanırım bu lego için şeffaf plastikten bir display stand yapacağım yoksa gerçekten düşebilir ilerde.

Neyse hyperlapse’i tamamladım fakat ufak dokunuşlar gerekecek, tek rakibim Kerem Bursin.

Kafadaki listeye bir tik daha atıldı.

Yarın iş var ve inanılmaz gerginim aslında neden bilmiyorum, kafamda sürekli işler dönüyor. Şu da yapılacak, bu da yapılacak, şu toplantıya girilecek, bu sonuç bekleniyor vs vs hatta öyle oldu ki işte yukarıda bahsettiğim cuma günü gizem the great ile yemekten sonra şenollara geçtim ve orada çalıştım eşşek gibi (çünkü bayrama boş kafa ile girmek istiyordum) fakat yetmedi tabi ki akşam 18 gibi kapattım bilgisayarı ve aslı yemek hazırlamıştı, afiyetle yedim ve sonra 22-23 gibi de şenol’a kendimi eve bıraktırdım 🙂 Cumartesi de çalıştım ve buluta dosyayı koydum fakat yine Fatih revize istedi, her ay bir geliştirme geliyor zaten, ben alıştım ama Fatih’e sanırım bir dur demek gerekiyor.

Neyse işte cumartesi günü işim bittikten sonra mutfakta sigara içerken şey dedim.. keşke save etsem şimdi.. bayram bitecek ve tekrar yoğunluk başlayacak dedim ve o gün geldi işte amına koyayım. Şimdi ne güzel load ederdim ve endless holiday olurdu ahahah ama maalesef olmuyor böyle.

Neyse sanırım bu ay da 19 mayıs haftasını kapatmış şirket, bir de mutlu ekip yemekleri vs var, hangi ilde bilmiyorum ama bi ara Urla + Mardin’di ama şu savaş dolayısıyla bütçeleri kıstılar, bilemiyorum ne olacak. Neyse işte arada es verebiliyoruz sanırım güzel olacak.

Yine uzun yazdım yahu.

Tags: / Category: Genel

Submit a comment