le changement est bon

Aşağı kaydır

Son zamanlarda hayatımda çok değişimler oluyor ve bu değişimler genelde çok hızlı gelişiyor. Hızlıca özetlemeye çalışayım ve kendimce yorumlayayım.

Departmandan bir arkadaş ayrılıyor ve yaklaşık 6 yıllık tecrübesi var (ki uzun süre), bunu duyan direktör ve genel müdür ise paçaları tutuştu, teklifler geliyor, seni buraya düşünüyorduk şöyleydi böyleydi vs vs tabi herkesi salak zannediyorlar, allahtan arkadaşım akıllılık yaptı da kanmadı böyle şeylere. Bir de tabi yeni müdürümüzün <ben, sana güvenerek geldim> gibi salak bir açıklaması var.

Departmandan ikinci arkadaş ise başka firmadan teklif bekliyor, referans araştırmaları falan oldu fakat hala gelen giden yok, umarım o da gidecek.

ve ben de %99 oranında gidiyorum, görüşmeyi geçtim, sınavı geçtim (karakter testi ama geçmişimdir herhalde ahaha), pozisyon da çok güzel fakat aşırı zorlayacak sanırım, ilk 6 ay aşırı yüklenecekler mekanikleri öğrenene kadar.

arabamı sattım sonunda biraz ucuza gitti ama olsun, diğer tarafla teyitleştim, muhtemelen gelen parayı günlük faize yatırıp en azından depoyu fulleyecek kadar faiz ile bakiyemi kapatacağım.

sanırım artık yavaştan şirkete dönme zamanı geliyor, korktuğum başıma geliyor. hayır bir de yeni şirket istinye’de. artık sabah 5 gibi yola çıkarım anasını satayım.

son 10 gündür belim tutuktu, oturup kalkmakta sorun yaşıyordum fakat bugün ne zaman eczaneden ilaç aldım, belim geçti inanılmaz.

spor konusunda da baya bir gelişme sağladım, şöyle ki fotoğraflarıma baktığımda <ne kadar kiloluyum lan?> dedim ve bir anda son 1 haftadır sabahları 6 gibi uyanıp yaklaşık 10-15km yürüyüp eve geliyorum ve inanır mısınız.. ZIMBA gibi oluyorum, sosyalleşmeyi çok seviyorum, bugün mesela çok güzel bir köpek sevdim fakat sevmeden önce sahibine sordum çünkü genelde böyle sormadan sevmeler kötü bir durum yaratabiliyor, ardından da starbuckstaki elemanlarla sohbet ettim ve kahve + sandviç duosunu yaptım, şu anda 101 kiloyum fakat hedefim 85 civarı.. sanırım yürümek bir zaman sonra yetmeyecek ve hafif spor veya koşu yapmam gerekecek. tabi koşu için de dizimin kondisyonu önemli ve bunun için de mr çektirmem gerekli vs vs (bu işler beni çok geriyor)

sabahları genelde kendime tabak yapıyorum, 2 tane yumurta, domates, peynir, zeytin vs o da çok güzel oluyor fakat bugün arkadaşımla öğlen yemeğinde biraz fazla kaçırdık :/

evi bok götürüyor yine ve ben yine bir şey yapmıyorum, muhtemelen yarın gün içinde hafiften başlayacağım.

öğlen rakısı yapmayı çok istiyorum, muhtemelen yakın zamanda direktör + 2 arkadaşla beraber büyük kutlama yapacağız, kendimi ona saklıyorum, en son rakı içtiğimde sanırım 70 lik içmiş ve gecenin 3’ünde falan pink floyd söylemiştim kadıköy sokaklarına doğru 🙂

iş değişikliği için hediye soruyorlar bana ama gerçekten bir şey ihtiyacım yok, yani böyle fırsatları kesinlikle kaçırmam ama aklıma bir şey gelmiyor.

lego’nun dünya haritası var ve sanırım en büyük set (lego imperial destroyer çok istiyorum aslında) onu almayı düşünüyorum fakat işte 11.600 parça, on bir bin altı yüz parça fakat baktığınızda kara parçaları beyaz brick yani aslında en büyük set diye pazarlanması resmen aldatmaca, 11 bin parçanın yaklaşık 5 bini beyaz bricktir, bunun en kolay yönü ne? kara parçalarının etrafını önce beyaz brickler borderlanır ve ardından da çat çat çat içerisi beyazlanır.

lego aşkımı dindirmeliyim biraz, yer kalmayacak yoksa.

Tags: / Category: Genel

Submit a comment