güle güle.

Aşağı kaydır

Koyu Galatasaray’lı olan babamda o akşam telaş vardı. Gömlek seçiliyor, kravat seçiliyor, beğenilmiyor.. Anneye tamamen bir külfet, bir yandan da bana söylenme olayı vardı. Oğlum üstünü giyin, şöyle yap, böyle yap.
Anlamamıştım, kimle görüşülecekti ki? Kim görülecekti?

Ben de o yaşlarda en şık neyim varsa giymiştim.

Beşiktaşlılar Derneği’ne gidildi, çok şaşırmıştım. Babaya sorulmaz böyle şeyler, ne denirse yapılırdı.
İçim içimi yiyordu ama koyu Galatasaraylı baba, Beşiktaşlılar derneği.. ne alaka?

İçeri girince o zamanlar çok tanımadığım, ilerleyen yıllarda tanıyacağım birisini gördüm.
Süleyman Seba.
Tüm karizmasıyla ve efendiliğiyle orada oturuyordu, beni de çok sevdi.
İmzalı formasını vermişti.

Hey gidi günler, nerden nereye.
Mekanın cennet olsun Süleyman Seba.

Submit a comment