bad bad days.

Aşağı kaydır

Sonunda ortam sakin olunca açayım dedim.

Bu zaman süresince olan kendimle olan monologlarımın hepsini sakladım çünkü okuyanlar intiharın eşiğine gelebilir, ben de hepsini paketledim, en arkalara koydum, ne zaman bakarım bu postlara? bilmiyorum hiç, belki 5 yıl sonra belki 10 yıl sonra.

Yıl demişken domaini uzatmam gerekiyor, sanırım bu aralar bitecek.

O kadar kötü günleri geride bıraktım ki ama bir o kadar da smooth atlattım sanırım veya öyle düşünüyorum. bütün şu an yaşananlar rüya gibi geliyor.

Bu zaman süresince yanımda olan herkese gerçekten çok teşekkür ederim çünkü benim eski ışıltımı görmeyen herkes <ne oldu?> diye evime geldi çat kapı, telefonla görüştük çoğuyla falan filan fakat şunu gerçekten gördüm, eğer düşersem elimden tutacak çok kişi var bu da geçmişte iyi yatırım yaptığımı gösteriyor, iyi dostluklar, ilişkiler, arkadaşlıklar edinmişim.

Bi ara ekşiye entry bile girdim ardından saçma sapan insanlar mesaj attı, ben bu yüzden yazmıyorum abi, yani direkt olarak yazıyorlar, muhabbet açmak istiyorlar, aslında etrafımdaki arkadaşlarım da böyle. Kötü olduklarından veya kötülüğümü düşünüyorlar diye demiyorum fakat beni pazardaki mal/eşya gibi görüyorlar sanırım, sürekli bir organizasyonlar, düşünceler. Bu beni aşırı rahatsız ediyor eğer okuyan varsa selamlar.

Çok kritik bir dönemeci döndüm gibi bir şey herhalde, en son olaydan sonra döndüm diyemiyorum fakat yolun sonuna geldim.

Bu dönemde aşırı yalnızdım aslında normal bir yalnızlık değil, insanlar geliyor gidiyor evime, şaklabanlıklar yapıyor, güldürmeye çalışıyorlar ama gittiklerinde kocaman bir odada kendimi duvara bakarken buluyordum. Bazen bir abim veya ne bileyim bir babamın olmasını çok isterdim. Basıp ona giderdim veya rahatça anlatırdım, omzunda ağlardım.

Sanırım en son hıçkıra hıçkıra ağladığımda anneannem öldüğü zamandı, Alper’in omzuydu. Neden alper’in omzu hiç bir fikrim yok, sanırım o kadar stres, akraba vs vs den sonra gerçekten tanıdığım birisini gördüğümde boşalmıştım.

Kendim için yeni hedefler, yeni yaşam biçimi bulmam gerekiyor bunu anladım mesela ilk iş bu kadar evcimen olmamak ve aşırı seçici sosyal davranmamak. Çık abi dışarı, plakçıları gez, alışveriş yap, paran var pulun var, seni engelleyen bir şey yok, konfor alanından veya safe zone dan dışarı çık.

Yalnızlığın kötü olduğu bu kadar koymamıştı bana çünkü anneannem vefat ettiğinde kız arkadaşım yanımdaydı, arkadaşlarım yanımdaydı, birileri vardı yanımda gece gündüz o yüzden o sıra çok anlamadım ama bu sefer (vefat değil) çok net anladım ve kendimden de korktum.

Eski kız arkadaşım, kendisi sanırım saygın bir psikolog (erenköy ruh ve sinir hastanesine selamlar), ona yazdım ekşiden, durumum iyi değil, bana önerebileceğin bir psikolog var mı diye, o yazdı birilerini ama mental sağlığımı korumam gerek, iplik üstünde geziyor beynim.

Neyse bu kadar korkutucu şeyleri geçelim, biraz da iyi şeylere odaklanalım.

Bu süreçte, iş anlamında, kendimin ne kadar değerli olduğunu net bir şekilde anladım çünkü çok önemli bir şirket amiyane tabirle beni kaptı. Hayal gibi geliyor hala bana çünkü böyle global ve aşırı büyük firmaların genelde prosedürleri uzun olur fakat bende 4-5 günde teklif geldi diyebilirim hatta ve hatta aşırı zor olan 4-5 sınava girdim (ingilizce, sayısal, sözel, tümevarım) ve bunların hepsinden ”beklentinin çok üstünde” bir puanla geçmişim, başlayacağım departmanın direktörü söyledi bana bunu, çok sevindim.

Aşırı stresliydi yahu o sınavlar çünkü tek atımlık mermi gibi düşündüm, firma falan da farklı olunca direk stres oldum neyse ki geçtik, oldu, bitti.

Pazartesi başlıyorum, inanılmaz hype oldum, böyle güzel güzel ”hoşgeldiniz” paketleri bekliyorum sanırım onlara hep özeniyordum, millet linkedinde paylaşınca ”vay amk ne şirketler var, bizde olsa bilgisayarı bile zar zor hazırlıyorlar” diyordum. Bir kere de biz sevinelim be, çok görmeyin amına koduklarım.

Buna neden hypelandım, aslında hype olmazdım fakat 4-5 gün önceden IT beni aradı ve önce hoşgeldiniz temalı bir konuşma yaptı, ardından da bilgisayarınız ve diğer ekipmanlarınız hazır, isterseniz kargolayabiliriz, isterseniz de ilk iş gününüzde ofiste olacaksanız burada teslim edebiliriz dedi ve şok oldum, teşekkür edip ilk iş gününde ofiste olacağımı belirttim. Ardından da güvenlik aradı ve yine hoşgeldiniz temalı bir konuşma yapıp, kimlik kartım için dijital bir fotoğraf rica etti, ona da teşekkür ettim ve hypelandım. Sanırım her şey çok güzel olacak çünkü artık bir tane aksilik dahi kaldıramam.

Bugün de eski şirketimde son günümdü, departmandaki arkadaşlarla toplantı yaptık, hepsi inanılmaz sahiplenici kadınlardı yani nasıl desem bu süreçte tabi ki çalıştım ama sabiha’ya teams üzerinden şeyi soruyordum en son,

Sabiha, dolapta etim var, makarnam var, yumurtam var, yiyecek bir şeyler yapmam lazım, sence ne yapayım?

Gökhan Alpdoğan – Önemli bir teams toplantısında karnı artık iyice acıkınca.

Sabiha, Seçil ve Deniz.. hepsi pırlanta gibi insanlardı, akıllara bir şey gelmesin hepsi min 40-45 yo.

Onlarla konuşurken herkes çok duygulandı ama çok da sevindiler, benden meyhane için gün bekliyorlar, dolayısıyla en kısa zamanda Güneşin Sofrası beni bekler, aslında yarın şöyle öğlen rakısı mı içsem ne, çok canım çekiyor.

Eski şirketimde de CEO ile görüştüm bugün, garip bir görüşmeydi, adamı böyle ciddi bir şey beklerdim ama kendisi çok sıcak kanlı birisi çıktı rıza baba, biraz daha kalsaydım o odada pink floyd, camel, plaklar, oyunlar, konsollar, yeni gelişen teknolojiler falan çıkamayacaktım sanırım hatta en son çıkarken şey konuşuyorduk, çok talihsiz bir olay, şanssızlık.. belki tekrar gelirsin buraya kim bilir? ben sana şöyle söyleyeyim o zaman ”wish you were here” (not: üstümde pink floyd tshirtü vardı)(bkz: Murat Aktürk)

İK müdürü ile de konuştuk, neden bilmiyorum ama herkes beni kapıya kadar geçirmek istedi dedim ki saçmalamayın, koskoca insanlarsınız, şuradan taksiye biner giderim. (böyle demedim tabiki, ne gerek var murat bey, ne gerek var derya hanım vs.)

Biraz önce de direktörüm mesaj atmış, aynısını gönderiyorum aşağıya, tarihe not olarak kalsın.

Gökhancığım,
Bugün Derya senin hakkında o kadar güzel şeyler söyledi ki
Keza hiçbirşeyi beğenmeyen departman kızları da,
Neslihan da
Murat da (CEO) “Ooğlum adam çok iyiymiş yaa” dedi

Bu şunu ispatlar:
Sen iyi adamsın
Başarılı ve ışıltılısın
Benim güvenmem boşa değildi zaten
Defalarca da ispatlanmış oldu
Kader de sana önce biraz ıstırap çektirip sonra hediyesini verdi
Bir nevi BTC’nin önce dip yapıp sonra 64.000 dolar yapması gibi

MG.

Sonuç olarak epey sıkıntılı bir süreci atlattığımı düşünüyorum ama mental ve sağlık olarak bende ne yaşattı bu, bunu hiç bilmiyorum, ilerleyen zamanlarda göreceğiz.

Güzel bir toplama yazısı oldu, geçenlerde en güzel echoes inceleme videosuna denk geldim, onu da paylaşayım. (Not: Instagramda şarkı paylaşıyorum diye boomer değilim ben tamam mı?)

Tags: / Category: Genel

Submit a comment