ah bu hastalıklar.

Aşağı kaydır

bir tanıdığımın kuzeni.. yaşı 18.

kemik kanseri fakat ileri derecede agresif bir kanser türü, öyle ki şu anda bacağını kesmeyi düşünüyorlar fakat sanırım sadece ve sadece bir sürelik nefes vermek için, gerçi tam olarak durumunu bilmiyorum ama tahminim bu yönde tabiki.

inanılmaz üzülüyorum ya, öyle böyle değil.. düşünsene doğuruyorsun, büyütüyorsun, uykusuz kalıyorsun, okula gönderiyorsun, heyecanını paylaşıyorsun, elinden telefon düşmüyor diye kızıyorsun, ilkokula başladığında kafanda planlar yapmaya başlıyorsun, bütçeni ayarlamaya çalışıyorsun veya onun tarafından bakarsak da üniversitesini seçiyor, okulunda hoşlandığı birisi oluyor, önü açık.. koş.. derken bir sabah uyanıyorsun durum böyle.

inanılmaz yıkıcı, bu dünyada denge yok kesinlikle.

belki ben de böyleyim, belki 5 hafta sonra kalktığımda bana da garip bir teşhis koyacaklar veya ne bileyim herkes için geçerli bu. o yüzden hayatımızda hiçbir şeyi ertelemememiz gerekiyor makul ölçülerde.

her gece yattığımızda sevdiklerimizin sağlığı için şükretmemiz gerekiyor, hayatta en büyük hazine gerçekten sağlık.

sakıp sabancı bir programda demişti ki; “27 yaşında oğluma bir ayakkabı alamadım.”

sözün bittiği yer.

Tags: / Category: Genel

Submit a comment