24.

Aşağı kaydır

bugün benim herşeyimin doğumgünü.
deniz gözlümün doğumgünü.
onun omzuna kafamı koyduğum zaman herşeyden uzaklaşıyorum.
burnuma ten kokusu gelince ister istemez rahatlıyorum.
öpmeye doyamıyorum ki!
öpüyorum, öpüyorum, öpüyorum, öpüyorum, öpüyorum, yetmiyor.

deniz gözleriyle bana bakınca, gülümseyince tamam, dünyalar benim.

geçen sene askerdeyken ona çiçek almıştım ne zorluklarla, orkide!
ciceksepeti mi öyle bir yerden, çok güzeldi.
hiç göremedim gönderdiğim çiçeği gerçi ama olsun.
duyduğuma göre inanılmaz çok beğenmiş 🙂

her yıl herşey onun için daha çok risk oluyor.
her geçen yıl, kaçınılmaz son ihtimali biraz daha artıyor.
şimdi oran belki düşükken, bir sonraki sene biraz daha yükseliyor, 2 sene sonra biraz daha yükseliyor.

insanız işte, doğuyoruz, büyüyoruz, ölüyoruz.
kabullenmek gerekli.

ben kabul edemiyorum, edemem herhalde.
bilmiyorum, umarım o günleri görmem veya aşırı dozda sakinleştirici verirler.

yıl 90’ların başı.
küçüğüm tabi, anne memur, baba memur.
bakacak kimsecikler yok.
anneannem demiş ki “ben bakarım!”
0-6 yaş arası karamürsel.
sahil kasabası, çay bahçeleri, top oynayacağımız alan.
cennet!

bazen çok huysuz olurmuşum, dedem sırtına alırmış sabahtan akşama karamürsel – hereke vapurunda otururmuşuz.
denizi seyredermişim, vapurlara ilgim de oradan gelir zaten.

bir de bisiklet olayım var ki sormayın, çok iyi hatırlıyorum.
o zamanlar kredi kartı yoktu, senet ile taksit yapılıyordu.
necmiye sultan’da birşeyler almış bosch bayisinden, taksitlerin bir tanesini verecek.
tutturmuşum ben de geleyim, birlikte tın tın yürüyerek bayiye.
gözüm hemen bianchilere takılmış, bizimki içerde borç ödüyor.
hep derler de, ben bilirim orada neden yaptığımı;
ben bisikleti adeta evcil hayvanmış gibi sevmeye başlamışım -tamamen alınması için numara-
e tabi necmiye hatun dayanamıyor ve alıyor, 21 vites sanırım Bianchi Leopard.

40 milyon / 8 olması gerekiyor, ayda 5 milyon taksitle.

sabahtan mahalleye iner, 10 kişilik arkadaş grubuyla buluşur, sabahtan akşama taşlardan oluşturulan kaleler arasında top oynardım, ismet bakkal vardı zaten mahallenin çocuğuyduk, salam ekmek yapardı herkese, ben para vermezdim, necmiye sultan verir derdim. eheh.

ne günlerim geçti karamürselde be.

balığa bile çıkardık, tutamazdık ama olsun maksat muhabbet.

dedem de avcılar kulübü başkan yardımcısı gibi birşey, deli gibi av meraklısı.
tam merkezde sarmaşıklarla kaplı bir binada kulüp o zamanlar.
balkonda yazları oturup, çay içerdik.
yıl muhtemelen 92, anadolu lisesi sınavlarına girmişim.
açıklanacağı gün gazeteler alınmış kulüpte, büyüteç ile bir masaya oturulmuş.
numaram kontrol ediliyor, bulunamıyor ama dede üzgün.
sonra gazetenin kıvrımlı yerinde görüyorlar, ne sevinç!

hemen “benden herkese çay!”

necmiye sultan da pijamalarıyla yollara düşmüş ehahea

birgün dedem vefat etti, prostat kanserinden.
ankara beyefendisiydi.
takım elbisesiz sokağa çıkmaz, cebinden tarak eksik olmaz.
hiçbirşey eskisi gibi olmadı o günden sonra.

necmiye sultan da birkaç yıl sonra merdivenlerden düştü.
beyin ile ilgili sorun oldu ama düzeldi.

asker eğlencemin sabahı, gelen bir telefon ile beyne pıhtı attı.
şimdi de düzeldi, bazen isimleri karıştırıyor.
fakat çok pot kırıyor 🙂

şimdi sağlığı yerinde, mutlu.
dayıma üzülüyor arada bir o kadar.

doğum günün kutlu olsun herşeyim.

Submit a comment