what i’ll never find

wasp’ı ilk tanıştıran kişiydi fatoş, o zamanlar tabi irc falan var.. hangi kanalda bilmiyorum ama 3-4 yıldır konuşmuştuk, kıbrıs’ta bir fatoş.
çok düzgün birisiydi, şimdi nerelerdedir kim bilir?

fakat bana kazandırdığı en güzel şey wasp’dır.

çok seviyor muyum? inanılmaz değil fakat zor zamanlarda genelde açıyorum 2-3 şarkısını, çok güzeller.

spotify’da açtım biraz önce fakat en sevilen şarkıları bunlar değil, neden bunlar değil onu da bilmiyorum gerçi ama benim dinlediklerim underrated kalmış biraz.

what’ll never find, the idol falan çok güzel başyapıtlar, belki bi ara da pain of salvation’a da gireriz, bilmiyorum 🙂

kafamda yapmak istediğim birkaç bir şey var, hep böyle “mutlaka yapacağım artık!” diyorum fakat hiç yapamıyorum. Bunlardan birisi mesela ben çok küçükken dedemin fotoğraf stüdyosunda bir taburenin üstünde fotoğrafım var, o tabureyi geçenlerde anneannemin evinden getirdim ve onun üzerinden before & after yapmak istiyorum eheh.

iş nasıl? iş fena değil.. aşırı yoğun olması dışında pek bir sıkıntı yok. koşturup duruyoruz işte.

bazen geçmişim ile günümüzü karıştırıyorum, ben mi hata yapıyorum, yoksa geçmişim mi yanlıştı yoksa insanlar mı hatalı? bilmiyorum ama bunu düşünmeliyim sanırım.

inanılmaz baskı altında olduğumu hissediyorum, resmen bir güç savaşı mevcut.. sonunda iki taraf da kaybedecek fakat umarım kayıplar hafif olur.

Submit a comment