kahvaltı ve diğer şeyler

merhaba,

dün gece çok heyecanlı uyuyakaldığımdan mıdır nedir, sabahın 5’inde kalktım.
biraz televizyon, müzik falan derken, eve onun geleceğin için şöyle bir baktım, yatak odamı topladım, kanepemdeki yastık ve battaniye (mor renkli ama çok güzel gerçekten) topladım epey bi.
halıda kırıntılar gördüm ve en sevmediğim süpürgeyle temizlemeye çalıştım, herhalde temizledim eheh.

derken zaman gelmek üzereyken çok salak bir sorunsal girdi aklıma, şort mu giyeyim, pantolon mu? bir de şimdi o normal giyinir ben absürd giyinirim, sonra üzülürüm diye sordum ama cevap gelmedi eheh.
neyse dışarı bir baktım sonra da şort giyeyim dedim çünkü çok sıcaktı.

derken geldi ve çok ilginç bir şekilde ve hiç beklemediğim bir şekilde arabayı sen kullanır mısın, ben tuzlaya kadar biliyorum ama sonrasını bilmiyorum dedi, saniselik flashback oldu.. aracı vermeyen duygu, şimdi sormadan etmeden aracı veriyordu sonra test mi bu dedim kendi kendime? yani çok saçma ama araca benim verdiğim kadar değer vererek mi kullanıyor falan diye sorguladım neyse çok hız yapmadan da gittik, aslında bir önceki girişten girdim ama kendisi bunu bilmiyor ehehe fakat çaktırmadım hiç 🙂

ilk başlarda böyle ne yapacağımızı bilmeyen iki insan gibiydik, çaktırmadan sana bakıyordum, sana bakınca rahatlıyorum.

ama yürümeyi sevmeyen bir insan olduğunu anladım, halbuki araç parkı bulmak zordur ve ben de genelde bulduğum en sağlam yere park yaparım ve yürürüm çünkü yer bulamayıp defalarca dönmek vardı ama sonuçta sabahın körü ve kahvaltıya gelmişsin değil mi? neden bu kontrolcülük?!

çok güzeldi kahvaltı, annemin trollemesi var bir de ama yapacak birşey yok 🙂

eve dönerken aslında ev sigara kokuyordur falan diye oda spreyi aldım ama bir kere bile sıkmadım, unuttum çünkü bir de sanırım midem bulanır falan dedi ondan beynin arkalarına doğru gönderdim.

geçenlerde yazdığım huzur bulduğum kucağına yatmak eylemini yaptım hatta game of thrones izlerken uyuyakaldım 🙂 ama sağolsun ki uyandırdı beni, “uyuma..” diye.

etrafında pervane oldum eheh kahve içer misin? çay yapayım mı? yemek yer misin? utandı herhalde bilemedim halbuki kim bu tekliflere hayır der ki? zorla kahve içirdim onu da bitirememiş, biraz önce 1/4’ünü lavaboya döktüm.

kimseye vermediğim bardağımı bilinçsizce verdiğimi farkettim, sonra da sevindim 🙂 dedim ki evet, olmuşum.

baya birşey konuştuk ama kafamda birkaç soru işareti oluştu, olur da birgün seni istersem verirler mi ki?
ama durmalıyım herşey adım adım, önce biz teklif edeceğiz, sonra evet diyecek (o da kesin değil, sen bi teklif et dedi.) sonra böyle resmi işlere girişeceğiz.

o yüzden şimdilik bunları düşünmemek gerek, biz planı yaptık sorun yok.

geçenlerde şey dedi bana, “ütü” ve diğer “ev temizliği” konularında 1-2 cümle kurdu aman allahım, ne diyeceğimi bilemedim, çok güzeldi.. cidden böyle insanlar kaldı mı?

demek ki kalmış ve kendisi benim sevgilim!

aslında çok şey var söyleyecek ama tam olarak toparlayamıyorum, bu beni üzüyor işte 🙁

neyse çok güzel bir şarkıyla yazımı bitireyim.

Submit a comment