hep arkada otururduk

Sanırım iyice dağılmaya başlıyorum, tip olarak yani.
saç sakallar uzadı, aynaya bile bakmıyorum çünkü nedense umursamıyorum. umursamalı mıyım bilmiyorum?

gerçekten kayışlar koptu gibi bende ha, bugün ayakkabımın yanından ufak yırtıldığını farkettik, ufak ama nasıl farkedemedim?

çoğu şey geçip gidiyor, echoes sözlerindeki gibi.

tek soru şu olmalı; ben bundan memnun muyum? değil miyim?
sanırım biraz memnunum, kendimi bırakmalıyım biraz çünkü eğer bırakmazsam delilik sınırlarında gezinebilirim böylelikle stres, sinir ve diğer duygular diniyor.
antidepresan içmiş gibiyim, hah! buldum evet!

bunun dışında da geçenlerde aklıma bu söz geldi “hep arkada otururduk biz.” sonra ise beyin bunun dinlendiği zamanlara gitti fakat bu muntazaman oluyor bende, aksiyona geçme oranım ise %5 civarıdır.

bu sefer geçtim ve kim söylüyordu ya bunu dedim? buldum ve dinliyorum 🙂

alt – siyah

aşağıya da youtube linkini bırakayım:

bu haftasonu da anneannemin evindeki eşyaların taşınması için karamürsele gideceğim tek başıma. sanırım son defa gideceğim bundan sonraki durumlar annemde.

aslında aşırı korkuyorum ve içim ürperiyor fakat sonra da ürpermemeli diyorum çünkü o kadın senin o evde olduğunu hissettiğinde mutlu olacak diyorum.

küçükken buralarda bir yerde yazmışımdır, sabahları erken kalkardık anneannem ile ve balkona geçer, marmara denizi’ne karşı türk kahvesi içerdik, bana da hep takılırdı: “kayınpederim kahve mi istiyor?”

şimdi ise o ev toparlanacak, özel eşyaları ben toplayacağım, mobilya falan nakliye şirketi.

benim bence birkaç günlüğüne bir yerlere gitmem gerek, kasım ayının başında yedigöller kamp planım var bakalım, umarım olur.

pazar günü geçsin başka birşey istemiyorum.

Submit a comment