chain!

Şirkette burayı engellemişler, neden niçin bilmiyorum, giremiyorum yani.. saçma salak işler işte.

Neyse efendim, aslında biraz olaylar oldu, yani nereden başlasam bilemiyorum.

Annemin omzunda yırtık var, birkaç yerinde sanırım.. tedavi olarak iki ihtimal var, bunlardan birisi kortizon enjekte edilmesi fakat biz bunu istemiyoruz çünkü kortizon demek hücre bölünmesini hızlandırmak demek.. eğer kötü huylu hücre varsa (ki olmadığı her kontrol muayenesinde çıktı) bunun metastazını hızlandırır. ikinci seçenek ise fizik tedavi.. muhtemelen buna kayıyoruz fakat ilki için ameliyatını yapan doktordan onay falan almak gerekiyor doğal olarak.. neyse ikinci seçenek daha güvenli bize göre fakat o da tam tedavi sağlamıyor “ne koşturur ne süründürür” arasında bir şey fakat riskten ise bunu seçmek bana mantıklı geliyor.

Son zamanlarda inanılmaz ama inanılmaz saçma rüyalar görüyorum, birisinde zorla askere alıyorlar fakat özel birlik, bordo bereli gibi bir şey. diyorum ki benim ne işim var abi? göbekli falan bir tipim ben, koşamam falan.. yok diyorlar. diğer rüyalarımda inanılmaz saçmaydı fakat hatırlamıyorum. aşırı gergin uyanıyorum.

korona vakası geldi bir de biliyorsunuz, beni korkutan tek şey annem.. onun bağışıklığı düşük, o yüzden kendisini sakarya’ya gönderdim, orada muhtemelen daha izole günler geçirir. kendimin ölmesinden falan korkmuyorum çünkü çoğu kez ölümün köşesinden döndüm 🙂 yani olsa da olur olmasa da olur fakat sosyal hayatımı çok etkiledi, kahve alamıyorum, arkadaşlarımla görüşemiyorum, rakı içemiyorum fakat bunun yanında #evdekal ın güzel yani oyunlara çok zaman ayırabilmem oldu. en son “ori” yi bitirdim ve muazzam olmuş! umarım bu zamanları minimum zarar ile atlatırız.

hala anneannemin hırkasıyla geziyorum evde ve onunla uyuyorum. benim için sanki böyle sihirli bir obje gibi oldu, görünce.. bakınca.. giyince.. yatınca.. mutlu oluyorum, huzurlu oluyorum. Aklıma geliyor gözlerim doluyor hala fakat güzel günleri hatırlıyorum.. bizim hiç kötü günümüz olmadı. Ona sorsanız oldu ama 🙂 neden? çünkü gerçekten hiç yapmaması gereken bir şeyi yaptı, tanımadığı birisine evde kimse yokken kapı açmıştı. Ben de anneme göz işareti yaparak anneanneme “seni huzurevine yatırırım bak!” diye şaka maksatlı takılmıştım fakat kendisi çok alınmıştı, güzel gözlüm benim. halbuki ben sen biraz kork diye demiştim onu, oradan benim niyetimi anlamışsındır mutlaka, öpüyorum seni içime çeke çeke.

virüs yüzünden home office olayına döndük biz fakat bana yaramadı bu, muhtemelen %50-60 performans ile çalışıyorum evde ve yemek yapmak aşırı zor geliyor. yani.. iyi yönleri de var kötü yönleri de.

legoyu sanırım alabileceğim, çok heyecanlıyım ama çaktırmıyorum.. yılların hayalini gerçekleştireceğim hüleyn! lego ile irtibata geçtim ve stoklara geldiğinde haber verecekler ve indirimli şekilde alabileceğim. Bir yanım çok almak istiyor fakat diğer bir yanımda “salak mısın? buna bu kadar para (4.500tl) verilir mi?” diyor, virüs var diyor, işsiz kalır mısın diyor.. diyor da diyor fakat unuttuğumuz bir nokta var, ben hasta olursam gözüm açık giderim, net yani.. o yüzden bakalım alabilirsem alacağım.

bu aralar michael kiwanuka dinliyorum, çok güzel geliyor adam.. ne bileyim böyle ruhumu okşuyor diyelim. zamanla yumuşadık mı ne? eskiden dark tranquillity dinlerdim, yavaş yavaş klasiğe döneceğiz sanırım. söylerlerdi de inanmazdım. bu arada tool’un hala plağı çıkmadı, sikikler!

size bir kiwanuka bırakayım ve gideyim.. aslında yazacaklarım vardı ama gerçekten unuttum.

Submit a comment