bizimkiler

Umur Bugay’ın yazdığı Bizimkiler.

Aslında bizim jenerasyona bizimkiler dediğinizde bile gözleri parlar, dolar, düşüncelere dalar. Hafta oldum olasıca tam bir ritüel olarak geçerdi.

Pazar günü bizimkiler + Parliament sinema kulübü + aralarda bir yerde banyo ve yatış.

Genelde sanırım sinema kulübünden önce, bizimkilerden sonra banyo yapardık, sonra sinema kulübü falan nadiren izleyebilirdik çünkü ertesi gün okul vardı.

Ne kadar güzelmiş o günler ya, babamın büyük bir koltuğu vardı tekli, kolları koyma alanı bile 40 cm vardı ama ovaldi, neyse kısaca güzeldi ve oturulabiliyordu.

bir tarafına ben, diğer tarafına veya babamın kucağına kardeşim geçerdi ve hep beraber bizimkileri izlerdik.

o döneme göre gerçekten muazzam bir yapımmış, öyle bir karakter harmanı yapılmış ki, bu dönemde daha iyi anlıyorsun.
kapıcı, yönetici, içkici, almancı vs vs

Aslında umur bugay’ın kapıcılar kralı’nda da böyle yapılar mevcut, dikkat edersek adamın her yapıtında %100 olarak en ham halimize sesleniyor.

Neyse çocukluğumuza dair her şey ölüyor, her şey.

Submit a comment